Bu hafta “cımbızlama” gereği doğdu.
Üç ayların başlamasıyla birlikte sanki görünmez bir seçim takvimi devreye girmiş gibi…
Eski partilere ziyaretler, büyük derneklerin genel kurullarında boy göstermeler,
kandil ve cuma akşamları cami avlularında kurulan dirsek temasları…
Elbette bunlar siyasetin doğasında var; itiraz eden de yok.
Ancak dikkat çeken bir eksiklik var.
Şimdiye kadar bu yoğun trafiğin içinde, çarşıda pazarda pek göremediğimiz bir Cumhur İttifakı profili söz konusu.
Fotoğraflar kapalı salonlardan, ziyaretler belli adreslerden…
Ama Kozlu’nun nabzı kapalı salonlarda değil; esnafın dükkânında, pazarcının tezgâhında atar.
Kozlu esnafı merak ediyor.
Vatandaş soruyor.
“Bir çay içmeye gelecekler mi?” diye bakıyor.
Siyaset sadece protokol ziyaretlerinden, genel kurul kürsülerinden ibaret değildir.
Gerçek siyaset, siftah yapamayan esnafın halini sormakla başlar.
Pazarda filesi yarım kalan vatandaşın yüzüne bakabilmekle anlam kazanır.
Üç aylar, maneviyat ayıdır.
Samimiyet ayıdır.
Camide verilen selamın, çarşıda da verilmesi gerekir.
Kandil akşamı edilen sohbet, pazartesi sabahı da devam etmelidir.
Elbette zaman var, belki de program yoğundur.
Ama Kozlu küçük bir yer.
Kaçırmak mümkün değil.
Çarşı da burada, pazar da. Esnaf da her gün aynı yerde.
Bizden söylemesi…
Herkes merak ediyor.
Biz de merak ettik diyelim.
